Saturday, August 4, 2012

Photo Diary + Kilolu kızlar blogger olamaz?!

Uçağımızın bizim uçuştan önce ki uçuşta acil iniş yapması gerekmiş, çünkü yolculardan biri kalp krizi geçirmiş, durumu ne bilmiyorum ama inşallah iyidir. 1,5 saat fazladan beklemek zorunda kalınca kardeşimle beraber Köln havaalanını alt üst etme fırsatımız oldu, tabi ki ilk stop Starbucks.


Karşımıza çıkan Haribo mağazısının şekerliği.

Türkiye'ye gitmeden önce arkadaşlarla Hollanda'ya nadir uğrayan sıcak havanın keyfini çıkardık.

Bisiklet ülkesi Hollanda.

Türkiye'ye uçmadan 1 gün önce sipariş ettiğimiz mobilyalar gelince bütün aile yardıma koştu, kuzenim Bartu'da onlardan biriydi.

Yine havaalanında gezinirken.

Ilk nefret dolu adsız yorumumu aldım, ilk başta okurken şaşırdım sonra güldüm. Bende farkındayım kilo problemimin olduğunu fakat böyle bir şeyin insanın zevk aldığı şeyden alı koyması gerektiğine katılmıyorum. Umarım bunu yazan kişi de kendi vucuduyla ilgili sorunlar yaşarsa bir gün kendini bu yüzden eve kapatıp dış dünyayla alakasını kesmez çünkü yazık olur. Ben blog yazmayı, okumayı, paylaşmayı seviyorum bu yüzden fazla kilolarım bana fotoğraf paylaşmama engel olursa saçma olur. Ayrıca üzerine kusmak istiyorum nedir yaa, bu ne biçim fantazidir anonymous kardeş asudhsaud.

Thursday, August 2, 2012

Bye Holland!


Bu postun yayınlandığı anda uçakta oturuyor olacağım ve kalkmamıza sadece 5 dakika kalmış olacak. Maalesef sizlerle denizli, kumsallı, mojitolu fotoğraflar paylaşamayacağım zira Kayseri'ye gidiyorum. Bu demek olmuyor ki eğlenmeyeceğim, özlediğim anneannemi, teyzelerimi, kuzenlerimi ve arkadaşlarımı göreceğim. 4 hafta boyunca laptopsuz kalamayacağım için bebeğimi de alıyorum yanıma,  o yüzden yine de varım yani. Take care bitches!


At the time when this post is published I'll be sitting in the plane to Turkey. I am going for 4 weeks, but I couldn't live that long without a laptop so I'm bringing my baby with me. Take care bitches!