Thursday, March 28, 2013

S.O.S. Yaz geliyor!


Yazın yaklaştığını kabullenelim artık. Kışın depoladığımız kiloları eritmenin zamanı geldi de geçiyordur belki. Ben hayatımda hiç ince bir kız olmadım. Annemin tabiriyle hep '5 kilo verse fena olmaz' kızı oldum. Hiç doğru düzgün kilo vermeye çalıştığımı da hatırlamıyorum, diyet girişimlerim her zaman 2-3 günle sınırlı kaldı. Fakat artık canıma tak etti, bu yaz şuram çıktı mı buram çıktı mı diye problemlerim olmamalıydı. Yanlış anlaşılmasın, kendimi aç bırakarak diyet falan yapmıyorum. Haftada 3 gün spora gidiyorum bol koşulu, bisiklet sürmeli, kas hareketli, yüzmeli saatler geçiriyorum. Bunun yanında ekmek, abur cubur, şekerli içecekler (su ve çay içiyorum), yağ vs. hayatımdan çoğunlukla çıkardım. Sebze, tavuk, balık, yoğurt, meyve, tahıllı krakerler gibi şeylere yer açtım. 3. hafta nerdeyse bitmek üzere ve iyi gidiyor, kendimi aç bırakmadığım için sağlıksız şeylere de elim gitmiyor. 

Ikinci haftanın başında tartıldığımda 4 kilo vermiştim. Nerdeyse bir haftadır tartılamıyorum çünkü 1,90 boyunda olan erkek kardeşim tartımı kırdı. Artık üzerine mi zıpladı yoksa üstünde amuda mı kalktı bilmiyorum. Gerçi tartıda ki numaralarda her zaman çok şey ifade etmiyor, yağdan verip kastan aldığınız tartıda anlaşılmıyor. Her neyse, demem o ki sağlıklı yemekler hazırlamak/uydurmak beni biraz zorluyor. Instagram'den ordan burdan ilham almaya çalışıyorum. Kendi yaptıklarımdan da sizlerle paylaşmak istedim, belki başkalarına ilham olurum.

Tavuk, brokoli ve karnıbahar karışımına bayılıyorum.


Mısır patlağının üzerine normalde pizzanın üzerine sürülen sostan sürünce, üzerine mantar ve kabak ekleyince, biraz da peynir rendeleyince sağlıklı pizza oldu. Bunların bir de ton balık&soğanlı olanını yaptım.

Tahıllı wraplerin arasına, yeşil dolmalık biber, dilimlenmiş tavuk ğöğsü, kornişon turşu ve yine rendelenmiş peynir koydum. Peynirsiz yaşayamadığımı söylemişmiydim? 5 sene çikolata yemeden dururum da peynir yemeden asla! Yine de ölçüyü fazla kaçırmıyorum tabi ki.

En sevdiğim yeşil çay Lipton yeşıl çay.

Kahvaltıda yoğurt, yulaf ezmesi, yarım muz, keten tohumu ve tarçın!

Ben gaza gelip Instagram'de sevimgoeshealthy diye hesap açtım bi de, yediklerimi orda da paylaşıyorum.

Klasik fakat güzel bir kahvaltı.
Bol sebzeli limon soslu Quinoa (Kinoa)

Sürme peynirli salatalıklı wasa krakerlerim.

Işte yediklerimin özeti böyle, tavsiyesi olan şunu bunu da ye çok gisel diyen varsa lütfen yazsın. Umarım benim gibi uğraşan herkes amacına ulaşır!

Wednesday, March 27, 2013

H&M'den beğendiklerim

Geçen yine H&M'in sitesinde gezinirken buldum kendimi. Sıkılıp giriyorum siteye bir de bakıyorum bir sürü şey beğenmişim, eleye eleye bu üçü kaldı geriye. Hiçbirini almadım henüz sizlerle bi paylaşayım dedim.
Ilk beğendiğim bu ayakkabılar oldu. 3 hafta önce buna benzer bir model aldım, topuğu daha ince ve bileğinde altın detayları var benimkinin. Birbirine çok benzeyen iki ayakkabı almak biraz saçma gelse de biri daha şık biri daha günlük. Bu ayakkabıların fiyatı 29,90.

Bu elbiseye bayıldım, o kadar üstüne giy çık o kadar uğraşılmamış ama yine de yırtmaç detayından dolayı hoş bir parça. Buraya pek uğramayan sıcak havalar için ideal bence. Fiyatı da 9,95.

Bu çanta da henüz almadığım gri elbiseme renk katmak için! Fiyatı 19,95.


Nasıllar? No or Go?

Monday, March 25, 2013

Lush: Lipscrub Bubblegum


Bir kaç gün dudak nemlendiricisi sürmeyi vereyim, hemenn dudaklarım kurumaya ve en kötü durumlarda çatlamaya başlıyor. Elimin altında olmayınca unutuyorum sürmeyi, sonra gülerken dudaklarımın ağrıdığını hissedince anlıyorum yine zamanı gelmiş. Böyle durumlarda Lush Lipscrub imdadıma yetişiyor. (Aslında lipscrub çok kolay evde yapılabilecek bir şey, ama Lush olunca ve böyle tatlı görününce kendime yenildim ve aldım. Yoksa youtube'da tonla diy lipscrub videosu var, satın almak istemeyenler oraya bakabilir)

Bu küçük kutuyu açtığınız an tatlı mı tatlı sakız kokusu sizi karşılıyor. Lush Lipscrub'un içinde şeker, jojoba yağı ve renklendirici var, parmağınıza birazcık alıp dudağınıza sürdükten sonra masaj yapıyorsunuz. Ve sonuç yumuşacık dudaklar!

Burda dudaklarım çok iyi görünmese de kuru.

 Sür sür sür!

Ve sonuç! Kuruluktan eser yok.

Üzerine bide en sevdiğim Burt's Bees lipbalm'ını sürüyorum.





Nikonlandım!



Uzuun zamandır fotoğraf makinesi almak istiyordum, gözüm d5100'nin üzerindeydi. Arkadaşım Hediye'de kullanıyor o yüzden bir kaç kez deneme fırsatım olmuştu ve çok beğenmistim. Fakat fiyatı beni durduruyordu, hatta daha ucuz olan bir modele bakmaya başlamıştım. Bir mağzada 110€ ucuzladığını görünce artık bu bir işaret olmalı diyerek biraz daha düşünüp almaya karar verdim. Tabi her eline fotoğraf makinesi alan da güzel fotoğraf çekecek diye bir kural yok, bol bol pratik yapıcam artık olmadı belki minik bir kursa yazılırım. Ya da fotoğrafcı arkadaşım Demet'den yardım isterim. En azından blog'a post koymak için motive etti beni, zira iphone kaliteli fotoğraflarımdan çok sıkılmaya başlamıştım artık.